Dügün Organizasyon Viyana

   Hakkımızda     Düğünler     Servislerimiz     Konserler     Mozaik Dekor     Avusturya Sigorta     Links   
   
  Müzik Hakkında      
 

Telli Çalgılar


Tüm Telli Çalgılar Hakkında
 
 

A' dan Z' ye Telli Çalgılar ve Özellikleri


Bağlama: ya da Saz Halk Müziğinde yaygın olarak kullanılan telli bir çalgı türüdür.

Yörelere ve boyutlarına göre değişik isimlerle tanınır. kopuz, cura, saz, çöğür, dombra, ikitelli, tanbura, tar, v.b.

Kullanılan tekniğe göre mızrap veya parmaklar ile çalınır. Parmaklarla çalma tekniğine şelpe ve dövme denir. Genellikle altta iki çelik ile bir sırma bam, ortada iki çelik ve üstte bir çelik ile bir sırma bam teli olmak üzere toplam 7 tellidir.
* Cura (en küçük boy)
* Çöğür (kısa kol bağlama)
* Tanbura (uzun kol bağlama)
* Divan sazı (büyük boy bağlama)
* Meydan sazı (en büyük boy bağlama, kullanılmamakta...)
* Elektro bağlama (gitar manyetikleri ile) donatılmış bağlama olarak bilinir.


Balalayka : Lavta ailesinden Rusya'ya özgü bir telli çalgı türüdür. Balalyaka, halk şarkılarında tek başına çalınan bir çalgıdır.


Banjo : Afrika kökenli telli bir çalgı türüdür. Banjo isminin Afrika'daki banjurdan geldiği iddia edilmektedir. Afrika'dan Amerika'ya köle olarak giden işçiler arasında yaygınlaşan bu çalgı, sonraları Avrupa müziğini de etkiledi. Amerikan halk müziğinde yaygın olarak kullanılır. Türk müziğindeki cümbüşle büyük bir benzerliği vardır. İlk banjolarda 4 tel bulunurken, bu sayı günümüzde 5 olmuştur.


Barbitos : (ya da Barbiton), Alkaios, Sappho ve Anakreon gibi şairlerin de şarkılarına eşlik etmesi için kullandıkları telli, antik bir Yunan çalgısı. Bu eser gösteri ve tiyatro eserlerindeki müzikal sahnelerde kullanıldığı gibi aynı zamanda mitolojide Yunan tanrısı Dionisos ile ilgili etkinliklerde kurgusal yaratıklar olan Satyr'ler tarafından da çalınır.

Tasarımı konusundan elde çok fazla bilgi yoktur. Genellikle yedi tellidir ve bu sayı, yakın akrabaları olan Kithara ya da Lir'le kıyaslandığında fazla sayılır. Barbitos, Lir'in alt grubundan bir telli çalgı olarak tanımlanabilir. Karekteristik bir özelliği olarak, hepsinin uzun, yukarıda birbirine doğru yakınlaşan kolları vardır.


Berimbau : Brezilya'ya özgü bir telli çalgıdır. Özellikle capoeira sporunda yaygın olarak kullanılır. Gunga, medio ve viola olarak üç farklı tonu bulunmaktadır. Bu tonlar cabaça, yani kullanılan kabağın boyuna göre belirlenir. Üç tonun da kullanıldığı durumlarda gunga temel ritmi belirlerken viola soloları yapar. Medio'da ara sesleri düzenler.

Bir berimbau genellikle beriba ağacından yapılan bir ana gövdeye gerilen çelik tel ile bu çelik tele iliştirilen içi oyulmuş bir kabaktan oluşur. Sesi ise tele belli notaları vermek için değdirilen bir dobrao ve tele vurulan baqueta çıkarır. Ayrıca melodi caxixi ile desteklenir. Dobrao bir yuvarlak bir metal cisim (para gibi) ya da taş olabilir. Baqueta ise ince uzun bir çubuktur. Bambu ya da rotan ağacından yapılabilir.


Buzuki : (bouziki) (Yunanca: το μπουζούκι) çağdaş Yunan müziğinin belli başlı çalgılarındandır. İsmi Türkçe bozuk sazdan türemiş, bir saz çalma şekli olan bozuk düzenden gelmiştir. Buzuki, yumurta biçimli gövdesi ve uzun sapıyla bağlama, kopuz ve udla aynı aileden gelmektedir. Rebetika müzik kültürünün etkin müzik aletidir. Buzukiye İrlanda folklorunda da rastlanır. Gövdesinin ön kısmı genelde sedef kakmalar ile süslenmiş olan buzuki, mızrap veya pena ile çalınır.

Buzukiyi üç çeşide ayırabiliriz:

* Trichordo üç çift tele sahiptir.
* Tetrachordo dört çift tele sahiptir.
* Irlanda Buzukisi dört çift tele ve düz bir sırta sahiptir.


Charango : Güney Amerika'ya özgü telli bir çalgıdır. Rezönans gövdesi, aslen bir armadillonun kurutulmuş kabuğu kullanılarak yapılırken, günümüzde ağırlıklı olarak ahşaptan ender olarak da kaplumbağa kabuğundan imal edilir. Dış görünümü gitar veya uda benzer, buna karşın büyüklüğü çok değişken ama genelde küçüktür. Küçükleri (Charanguito) bir Ukulele ile karşılaştırılabilir.

Cümbüş : Zeynel Abidin Cümbüş tarafından 20. yüzyıl başlarında geliştirilmiş olan ut benzeri bir müzik aletidir. Yapısı Amerikan banjoya ve uta benzer.


Çeng : Açık arplardan köşeli arplar grubuna giren çalgıdır.İlk örnekleri Anadolu, Mezopotamya ve Mısır da görülür.Benzer çalgılar İranda Chang,Gürcistanda Changi dir.


Çiftelia : İki telli(Çifttelli)Türk enstrumanıdır ve Çiftetelliden gelmektedir.Dutar ile büyük benzerlik gösterir.


Dutar : Orta Asya'nın birçok yerinde kullanılan Dutar; Uygur,Özbek ve Türkmen halklarıyla adeta özdeşleşmiştir. Tar tel anlamına gelir ki Dutar, iki telli, setar üç telli, çahar tar dört telli saz demektir. Dutar, "Dütar", "Dotar", "Dotar-i Mayda" gibi imlalarla yazılabilmektedir. Dutar'ın gövde ve sap uzunluğu.100-120 cm kadardır. Dombra gibi asıl gövde armudi biçimde ağaç oyma veya yapıştırma olabilir. Anadolu 'da buna benzer İki Telli adında bir saz vardır. Yine Anadolu'da Irızva, Ruzba veya Dede Sazı adı verilen ve iki grup telle çalınan sazlarla Dutar'ın tarihi bağlantısının olduğu ortadadır. Ancak bugünkü Anadolu ikitellileri denilen en küçük boylardır. Arnavuk'ta Çifteli adıyla bilinen bu çalgının çalım tekniği de Anadoludakiler'le hemen hemen aynıdır.

* Uygur Dutarı: Parmakla çalınan dutar, iki telli olup telleri ipekten yapılmaktadır. Dut ağacından yapraklar halinde imal edilen armudi biçimli bir teknesi ve yine dut ağacından kapağı vardır. Genellikle dörtlü veya beşli akortlanır. Oktav ve ünison akortlandığı da görülür. Sesi yüksek değildir. Perdeler kromatik sıra ile yerleşmiştir. Teller tek tek çalınamayacağı için iki sesli çalışı mecbur kılar.

* Türkmen Dutarı: İki Telli Türkmen halk çalgısıdır. Özbek ve Uygur dutarlarından daha küçüktür. Telleri metal olmakla birlikte, ibrişim olanlarına da rastlanmaktadır. Boyu yaklaşık 80-90 cm.dir. Dut ağacından armudi bir teknesi ve yine duttan göğsü bulunur. Sapı, erik ağacından yapılır ve silindirik şekillidir. Perdeler metaldir. İki tele birlikte vurularak parmakla çalınır. Akordu, dörtlü ya da beşlidir. Nadiren ünison ya da oktav akortlanır. İran, Horasan ve Afganistan'da yaşayan Türkmenler tarafından da kullanılmaktadır.


Epigonion : Antik yazarlardan Athenaeus'un da bahsettiği belki de bir santur olan telli antik bir Yunan çalgısı. Epigonion antik Yunanistan'da, Epirus bölgesindeki Ambracia'dan gelen Yunanlı müzisyen olan ve ilk kez olarak telli bir çalgıyı bir pena yerine parmaklarıyla çalması ve müzik konusundaki harika yeteneği nedeniyle Sicyon kenti vatandaşlığına kabul edilmiş olan Epigonus tarafından bulunmuştur ya da en azından onun tarafından tanıtılmıştır.[1]. The instrument, which Epigonus'un ardından onun adıyla anılan bu enstruman, kırk adet telli bir çalgıydı.

Epigonus, şüphesiz bir çeşit arp ya da santur'du ve bu kadar çok tele sahip bir enstrumanın tellerinin bazılarının farklı uzunlukta gerginlikte ve kalınlıkta olması nedeniyle kırk adet farklı sesi (ya da yirmi) elde etmek oldukça zordu ve belki de bu sebeple ahengi telleri çift çift düzenleyerek sağladılar. Değişken ebatlardaki teller Arp'ta olduğu gibi bir çerçeveye ihtiyaç duyuyordu ya da Mısır Kithara'sında olduğu gibi bir kol çapraz çubuğu ya da diğerlerinden daha kısa zugon'u destekliyordu ya da santur'da olduğu gibi ses gövdesi üzerinden geçen teller arp şekilli bir köprüyle geriliyordu.

M.Ö. 30'lu yıllarda hüküm süren Moritanya kralı Juba II'nin dediğine göre, Epigonus bu enstrumanı Alexandria'dan getirmişti ve her iki elinin de parmaklarıyla çalmış olduğu bu çalgıyla sadece sesine eşlik etmemiş aynı zamanda kromatik parçalarda takdim etmişti ve diğer telli çalgılardan (belkide Kitharalardan) oluşan bir koro sesine eşlik etmişti. Epigonus, aynı zamanda oldukça yetenekli bir kitharacıydı ve enstrumanı pena kullanmadan çıplak elle çalabiliyordu. Maalesef yaşadığı dönemden elde her hangi bir kayıt yoktur.

Gitar : parmakla ya da penayla çalınan esasen sekiz şekline benzeyen yanları iki tarafı oyuk üzerinde ses perdeleri olan uzun saplı ve telli bir çalgıdır. Gitarlar genelde altı tellidir ve değişik ağaç türlerinden yapılırlar. Uddan esinlenilerek yapıldığı bilinmektedir.


Kemençe: Güneydoğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan ve rebap, keman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu sanılan, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi ya da Laz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır.

Keman: ört telli yaylı bir çalgıdır. Keman 4 telli olmadan önce 7 telliydi zaman içinde değişerek şu anki 4 telli halini almıştır. Değiştirilmesinin sebepleri ise görünüşünün kaba ve tutuşununda zor olmasından kaynaklanır. Keman'ın telleri sırayla 7'den 6'ya, 6'dan da 5'e düşmüştür.

Viyola ve viyolonselin de bulunduğu violin ailesinin en küçük ve en yüksek tondan çalan üyesidir. Akor sesleri pesten tize sol, re, la, ve mi'dir.

Kemanda perde yoktur. Nota yerleri pesten tize doğru yaklaşık olarak şu şekildedir:

Keman yayıne arşe denir. Suuni veya gerçek at kılı ya da ham misina olarak adlandırılan bir madde kullanılır.

Almanca: Geige, Fransızca: Violon, İngilizce: Violon, İtalyanca: Violino dur. Uzunluğu 60 cm'dir. Yayla çalınan telli bir çalgıdır. Notası, ikinci çizgi Sol açkısı ile yazılır. Orkestralarda, genel olarak (Solo, I, II) üç partisi bulunur.Solo ve eşlik görevi verilir (özellikle bir solo çalgıdır). Hiç bir çalgıda olmayan ses rengiyle, çok zengin bir anlatım gücü vardır.

Telleri: Sol, Re, La, Mi olarak akort edilir.Keman ilk olarak 16 yüzyılda Kuzey İtalya'da ortaya çıktı.İlk keman yapımcılarının Rebec , Rönesans Kemanı ve Lira da braccio adlı enstrümanlardan esinlendikleri sanılmaktadır.


Kantele : finlilere ait telli bir çalgı aletidir. En eski türlerinin 5 ila 15 telli olduğu enstrüman, günümüzde 39 tellidir. Fin kantelesi, Do Major gamına göre akort edilirler.

Kantele, diz üstünde veya küçük bir sehpa üzerinde çalınır.

Finlilerin ulusan epik destanı Kalevala'ya göre, büyücü Väinämöinen, ilk kantelenin gövdesini, bir tuna balığının kemiğinden, tellerini efsanevi bir at olan Hiisi'nin yelesinden yapmıştır.

Baltık Ülkeleri'de ve Rusya'nın bazı bölgelerinde kantele benzeri başka çalgı aletleri de vardır: Letonya'da kokle, Litvanya'da kankles, Estonya'da kannel, Rusya'da gusli.

Ayrıca kantele, bir Arap çalgı aleti olan kanunla benzer bir karakteristiğe sahiptir.


Kanun : 24 veya 27 perdeli bir sazdır. Her bir perdedeki sesi 3 tel tınlatır. Bu yapısıyla piyanonun ses sistemine benzer. Telleri, özel olarak müzik aletleri için üretilmiş naylon teldendir. İlk evrelerinde naylon tel yerine bağırsaktan yapılan kiriş teller kullanılmıştır.
Kanun çalmak için düz bir sandalyeye veya tabureye oturulur. İki ayak altına yaklaşık 15 cm lik bir yükseltici koyulur. Eller doğal olarak kanunun üzerinde tutulur. Kollar ve dirsekler kesinlikle bir yere dayanmaz. Her an her tele ulaşabilecek şekilde pozisyon alınır.

Yüzüğün alt kısmına giren mızraplar (mutlaka kaplumbağadan elde edilen bağa mızrap olmalıdır.) parmağın ikinci boğumuna dayanıp, ucu yaklaşık 1.5 cm dışarıda olmalıdır.


Kitara: (Yunanca : κιθάρα) Eski Yunan'da telli bir çalgıdır. Ancak bu çalgının da Aulos gibi (iki borulu flüte benzeyen, üflemeli çalgı) Asya'dan geldiği sanılmaktadır. Kitara Sanat Tanrısı Apollon'un simgesidir. Tapınaklarda kitara kullanılırdı.

Kithara: Yunanca: κιθάρα), Bu gün modern Yunanca'da klasik gitar'ı da tanımlayan telli, antik bir Yunan çalgısı. Kutlamalarda, özellikle de tanrı Apollon şerefine düzenlenen kült törenlerinde çalınmak için tercih edilen seçkin bir enstrümandı. Her ne kadar Lir ile benzer olduğu düşünülse de Lir daha küçük ve ayaksızdır.
Kithara'lı Apollon Heykeli, (Pergamon Müzesi, Berlin)
Kithara çalan Apollon Fresk'i, Palatin Antiquarium, Roma, M.S. 50 civarı
Kithara çalan Muse

Kithara beş-oniki arası telli bir çalgı olup gelişimini M.Ö. 8. Yüzyıl/M.Ö. 7. Yüzyıl arasında genellikle dört telli bir çalgı olan Phorminx (φόρμιγξ)'e borçludur. Her iki enstruman da tanrı Apollon'a atfedilir. Ana parça ahşaptan bir el işi ses kutusudur. Ön tarafı düz arkası ise kubbelidir ( sikkelerde ve heykellerde) ve alt tarafı düz biter. Ses gövdesinin her iki tarafından kıvrılarak oval bir şekilde yükselen iki adet kol birbirlerine paralel olarak biterler. Bu haliyle enstruman baş aşağı duran büyük bir Omega'ya (Ω) benzer. Bir boyunduruk, iki paralel kolu birbirine bağlar ve aynı zamanda teller için bir kiriş işlevi görür. Teller bu parçadan çıkarak V-formunda ses gövdesinin üzerinden geçer ve bir köprü üzerinden tel tutucuya ulaşarak enstrumanın altından sona erer.

Dirsekler gergin ve avuç içi içeriye doğru eğik olduğu halde sağ elle tutulan bir pena ( fildişi, ahşap ya da metal) ile çalınırdı ve bu sırada sol elin dik parmakları ile teller çekilirdi.

Kontrbas: keman ailesinden, yaylılar grubunun en kalın sesli çalgısıdır.

Kontrbasın, özel bir tür çelikten yapılmış dört teli vardır. Yay kullanılarak ya da parmaklar yardımıyla çalınır. Keman ailesinin, en kalın sesli ve en büyük çalgısıdır. Kontrbas keman, viyola ve viyolonselle birlikte "oda müziği dörtlüsü" nü oluşturan çalgı topluluğunun üyesidir. Kimi zaman bu dörtlüye piyano da katılır. Ayrıca senfonik orkestraların; caz, pop ve rock müzik topluluklarının ana çalgılarından biridir. Kontrbas, özellikle caz müziğin vazgeçilmez (sürekli) çalgısı olmuştur. Kontrbas Violone adı verilen bir Rönesans çalgısından türemiştir. 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar bir değişim süreci geçirmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısında bugünkü biçimini almıştır. Çok büyütülmüş bir keman görünümündedir. Boyu, 1.95 m, eni 60 cm olan kontrbas, bu boyutları nedeniyle ayakta çalınır. Çalgı, çalınması sırasında dik tutulur.

Kopuz : en eski Türk halk çalgısı olarak bilinmektedir. Ancak kopuz adıyla anılan farklı çalgılara rastlanmaktadır. Şu anda hâlâ Anadolu, Kafkasya ve Orta Asya'da kullanılmaktadır. Şamanlar törenlerde kopuzu kullanırlardı. Erkan Oğur'un kopuz olarak adlandırdığı enstruman aslında bağlama formundadır. Ancak onun kullandığı haliyle enstruman özel ve otantik bir tınıya kavuşmuştur ve bu haliyle de Erkan Oğur tarafından kopuz olarak adlandırılmaktadır. Ancak teknik olarak çalgı bağlama ailesi içinde değerlendirilmelidir.


Kora : arım kesilmiş su kabağı ile üstüne inek derisi gerilmiş olan çoktelli bir Batı Afrika çalgısı.

Sahip olduğu 21 tel gövdeden dışarı uzanan çubuğun bir tarafında onbir, diğer tarafında da on tane bulunmak üzere ayarlanmış. Çalgı çalınırken gövdenin iç kısmı müzisyene dönük. Korayı çalmak için her iki elinde baş parmak ve işaret parmakları kullanılır. Yaygın olarak Gambia, Mali, Senegal ve Gine'de çalınır. Griyo'ların çalgıdır.


Lavta: İlk çağda Sümerler, Mısırlılar, Babilliler, Romalılar ve Yunanlılarda bu sazın ilkel şekline rastlandı. Daha sonraları Araplar tarafından geliştirildi ve Endülüs Emevileri Dönemi'nde İspanyollara, oradan da batıya yerleşti.

Türk müziğine 18. yüzyılda girdi. Tamburi Cemil Bey lavtayı bağa mızrapla çalarak yeni bir özellik getirdi. Bu dönemde incesaz gruplarına alındı ancak, 19. yüzyılda popülerliğini yitirdi. Bugün nadiren de olsa Barok müzikte ve klasik Türk müziğinde kullanılmaktadır.Uda çok benzer. Farkları, gövdesinde uda göre daha az dilim bulunması ve perdeli olmasıdır. Utta perde yokken lavtada yirmi altı tane perde aralığı bulunmaktadır. Akdeniz lavtasının çifterli takılan sekiz tane teli vardır. Bazı lavta yapımcıları en üstteki teli kaldırarak yedi telli ve yedi burgulu lavta üretirler. Barok lavtanınsa yine çifterli takılan on bir teli vardır. Ahenk tellerinin de eklenmesiyle tel sayısı arttırılabilir. Gitarın atası olarak nitelendirilmektedir.


Lir : (Yunanca: λύρα), Arp ailesinden, tarihi M.Ö. 9. Yüzyıla kadar giden telli, antik bir çalgı. Her ne kadar Kithara ile karıştırılsa da, gerek daha küçük gerekse ayaksız oluşu ile ondan ayrılır. Tel sayısı başlangıçta Yunan makamlarının dört sesli tetrakordlardan oluşması nedeniyle 3-4 iken, zamanla 7 ya da nadir olarak 8 telli olarak yapılmışlardır.

Şekil açısından iki farklı Lir vardır:

* Chelys (Kaplumbağa formu); kaplumbağa kabuğu formunda bir yankı gövdesi ve keçi boynuzundan yapılmış kolları vardır.

* Barbitos Uzun, yukarıda birbirine doğru yaklaşan kolları olan bir formdur ve dionisos'a ait tüm eğlencelerde Satyr'ler tarafından çalınır.

Antik Yunanistan'da Lir'in tanrı Hermes'in bulduğu ve kardeşi tanrı Apollon'a hediye ettiğine inanılırdı. Lir, Hellenistik Dönem'de ozanların ve düşünürlerin sembolüydü bu nedenle de sonradan Lirik düşüncenin çıkış kaynağı olmuştur.

Antik telli çalgılar Lir ve Kithara'dan bir çok değişik Arp formu geliştirilmiş olduğundan, her iki enstruman da Arp'ın erken dönem formu olarak adlandırılabilinir.

Mandolin : uta benzeyen telli çalgı dır. Mızrapla çalındığı zaman iyi ses verdiği bilinir ancak modern mandolinlerde genelde pena kullanılmaktadır. Mızrap ile çalınabilmesi mandolini ut ve gitardan ayırır. Dört çift teli olan mandolinin ses düzeni kemandaki gibidir. Kolay öğrenilir olması nedeniyle müzikle yeni tanışanların tercih ettiği bir müzik aletidir.

Mandolin ut ailesinin modern üyelerinden birisidir. Mandore, pandurina, ut, terbo, arşilut ve gitar, mandolinin yakın akrabalarındandır. Bunların içerisinde günümüzde en yaygın olanı gitardır.


Phorminx : (Yunanca: φόρμιγξ), Antik Yunanistan'da Homeros çağından beri kullanılan ve çıkış yerinin mezopotamya olduğu sanılan, yarım daire ya da orak formlu Lir ailesinden telli bir çalgı. İki ile altı arasında değişen miktarda telliydi ve parmak ya da bir pena yardımıyla çalınırdı. M.Ö. 9. yüzyıl ile M.Ö. 6. yüzyıl arasında, Kithara ve Lir onun yerini alana kadar varlığı kanıtlanmış bir müzik enstrümanıdır.

Ozan, herhangi bir destanın açıklamasını yaparken Homeros'un İlyada ve Odysseia tarif ettiği gibi Phorminx'le ona eşlik ederdi. Arkeolojik buluntular ve hem antik Yunanistan'daki kuramsal müzik eserleri hem de bunun üzerine açıklamalar yapmış olan diğer kaynaklara (Hesiod, Aristophanes) göre Phorminx, Lir'in aksine sadece dört telliydi ve bu nedenle sadece dört ses çalınabiliyordu.Phorminx'in daha geç türevlerinde tel sayısı yediye kadar çıkabiliyordu.

Rebap: çoğunlukla Orta Asya'da kullanılan, çeşitli biçimleri olan telli bir çalgı türüdür.

Bir saz türüdür, gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılır. Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkelerde bazı mızraplı ya da yaylı çalgılara verilen ortak bir isimdir. Tel sayısı bir ile beş arasında değişir, ama çoğunlukla üç tellidir. Güneydoğuda oldukça sevilen bir çalgıdır.


Santur: Bir pers çalgısı olan santurun benzerleri ermenistan, türkiye ve ırakta kullanılmaktadır. Santur, ucunda küçük tokmaklar bulunan ince sopalar ile çalınır. Taksim istiklalde dolaşırken sesi çok etkileyici olan bu çalgıyı çalan sokak çalgıcılarına rastlayabilirsiniz.

Sitar : Sitar (Hindu/Sanskrit: सितार, Urduca: ستار),Farsça: سی تار ) telli uzun saplı bir müzik enstrumadır. Hindistan kökenli bu çalgı aletinin sözcük anlamı Farsça'da 30 telli'dir. Bu müzik aleti, Hint kültürü dışında batıda da benimsenmiş bir çalgıdır. Müzikal eserlere mistik bir hava katması için, bu çalgı her türlü müzik türüyle beraber kullanılabilir. MIDI formatı da bu çalgıya yer vermektedir.


Tar : uzun saplı, İran, Azerbaycan, Gürcistan, ve bazı Kafkas ülkelerinde kullanılan telli bir çalgı aletidir. Tar (تار) kelimesi, Farça'da "tel" anlamına gelir. Tar, tıpkı sitar ve dutar gibi, gitarın kökenini oluşturur.

Günümüzde İranlılar ve Azeriler aralarında bu çalgı aletinin kendi kültü
rlerinden geldiğini iddia ederler. İran tarı, beş tellidir. Derviş Han, tara altıncı bir tel daha eklemiştir. Azeri tarları ise farklı çeşitlerde olup, çeşitlerine göre farklı sayıda telden oluşabilir.


Tremolo: bir telli müzik aletinin tellerinin, çalan kişinin istediği sürede tremolo sisteminin özelliğine göre gevşetilmesi veya gerilmesi için kullanılan, yaylı mekanizmaya bağlı bir koldan oluşan alettir. Tremolo ile teller gevşetildiğinde çıkan ses kalınlaşır, gerildiğinde ses incelir.
Genelde bir nota çalındıktan sonra tremolo kolunun tele doğru yaslanıp geri çekilmesi şeklinde kullanılır. Böylece bir kesik sesler bütünlüğü oluşur. Yaratıcı ellerde kullanımı oldukça eğlenceli bir alettir. Eğer teli gerginleştiren bir model ise, enstrümanın akordunun bozulmasına veya tel kopmasına sebep olabilir.


Viola da gamba : perdeli bir yaylı çalgıdır. Viyolonsele benzer. En yaygın çeşidi altı tellidir ve dörtlü akordu yapılır (orta iki tel arası büyük üçlüdür). Yay avuç içi yukarıya dogru tutularak çalınır. Günümüzde jordi savall tarafından mükemmel bir şekilde çalınmaktadır.

Yaylı tambur : yayla çalınan tambur türüdür. Yaklaşık bir asırlık bir geçmişi vardır. Tamburi Cemil Bey tarafından icad edildi. Daha sonra Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirildi.


Yâren : Özay Gönlüm'ün tanbura, bağlama ve cura'yı aynı gövdede birleştirdiği saz.

Tasarımını Özay Gönlüm'ün yaptığı yaren, ilk defa Cafer Açın tarafından imal edilmiştir. Saza bu ismi, 1976'da TRT'de Halit Kıvanç'ın sunduğu "Bir Kadın Bir Erkek Yarışması"nda izleyicilerin vermesi öngörülmüş, iki hafta sonraki programda zamanın Tefenni Kaymakamı Yüksel Ayhan'ın verdiği Yaren ismi genel kabul görmüştür.

Şamisen : (Japonca: 三味線) baçi adı verilen bir mızrap ile çalınan üç telli bir Japon çalgısıdır. 16. yüzyılda güney Japonya'da doğmuştur. Şamisenler çeşitli biçimlerde üretilirler ve genelde teatral çalışmalarda kullanılırlar.

 

 
 
 
Weitere Themen:
Talip ÖZKAN Röportaj
Zurna Nasıl Çalınır... Ders 3
Nefesli CALGILAR
Türk Musikisinde Makamlar
Müzik Eğitim Kavramı
Piyanonun Tarihçesi
Zurna Nasıl Çalınır... Ders 1
Zurna Nasıl Çalınır... Ders 2
Alle Themen der Kategorie "Müzik Hakkında" ...
 
     

  HAUPTMENÜ    
  Themen zur Auswahl ...

sigorta danismanlik viyana



  LAST UPDATE    
  Aktuelle Themen zur Auswahl ...



   
| AGB | Impressum | Zahlungsmöglichkeiten | Lieferungsmöglichkeiten |

Programmed by Ugur Austria ( Domain ,Hosting ,Homepage ,Webshop ) | © 1999-2014 | Entrümpelung